x

1 Seri Nolu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği'nde Değişiklik Öngören 25 Seri Nolu Tebliğ Yayımlandı

1 Seri Nolu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği'nde Değişiklik Öngören 25 Seri Nolu Tebliğ Yayımlandı

Tarih: 09.06.2026

Sayı: 2026:219

Kurumlar Vergisi Genel Tebliği (Seri No: 1)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No:25) 24/5/2026 tarihli ve 33263 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır

Söz konusu Tebliğ ile:

  • Türkiye’de kurulu fonlar ve yatırım ortaklıklarının kazanç istisnası uygulamalarına,
  •  İstisna uygulamalarında kar ve zarar mahsubuna,
  •  Nakdi sermaye artışına ilişkin faiz indiriminin dördüncü geçici vergilendirme döneminde uygulanmasına,
  •  Asgari kurumlar vergisinden indirilecek yatırıma katkı tutarının hesaplanmasına ilişkin açıklamalar yapılmıştır.

Yapılan değişikliklere ilişkin detay bilgiler aşağıdaki gibidir:

1. Yatırım Fon ve Ortaklıkları Kazançlarına İlişkin İstisnalar Hakkında Yapılan Düzenlemeler

Bilindiği üzere;02.08.2024 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan 7524 sayılı Kanun’la, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5. maddesinin (d) bendinde yapılan değişiklikle, bentte yer alan istisnanın, fon ve ortaklıkların (emeklilik yatırım fonları hariç) sahip oldukları taşınmazlardan elde ettikleri kazançların en az %50’sinin, elde edildiği hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken ayı izleyen ikinci ayın sonuna kadar, kâr payı olarak dağıtılması şartına bağlanmıştır.

En az %50 kar dağıtılmaması durumunda, istisnadan yararlanılması nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler, ziyaa uğramış sayılmaktadır. Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5. maddesinin (d) bendine eklenen hükme paralel olarak, aynı maddenin (a) bendi de değiştirilerek, kâr dağıtım koşulunu sağlayamadığı için istisnadan yararlanamayan yatırım fon ve ortaklıklarından kâr payı elde eden kurumların, iştirak kazançları istisnasından yararlanmalarına olanak sağlanmış, değişiklikler 01.01.2025 tarihinden itibaren elde edilen kazançlara uygulanmak üzere, yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir. Yayımlanan Tebliğde, yukarıda özetlenen yasal düzenlemeye ilişkin yapılan başlıca düzenlemeler aşağıdaki gibidir:

 -Kâr dağıtımına esas taşınmaz kazancı:

Kâr dağıtımına esas taşınmaz kazancı, taşınmazlardan elde edilen hasılattan, bu faaliyet nedeniyle yüklenilen gider ve maliyet unsurlarının düşülmesi sonucu bulunan tutardır. Taşınmazlara ilişkin faaliyetin veya toplamda tüm faaliyetlerin zararla sonuçlanması halinde, istisna uygulamasında kâr dağıtımı şartı söz konusu değildir.

-Toplam kazancın taşınmazlardan elde edilen kazançtan düşük olması:

Taşınmazlara ilişkin faaliyetlerin kârla, diğer faaliyetlerin ise zararla sonuçlanması ve toplam kazancın taşınmazlardan elde edilen kazançtan düşük olması halinde, kazancın yarısının dağıtılması istisna açısından yeterlidir.

- Müşterek genel giderlerin dağıtımı:

Taşınmazlara ilişkin faaliyetler ile bu kapsama girmeyen işlerin birlikte yürütülmesi halinde, müşterek genel giderlerin, bu faaliyetlerle ilgili olarak cari yılda oluşan maliyetlerin birbirine oranı esas alınarak dağıtılması gerekmektedir.

-Amortismanların dağıtımı:

Taşınmaz faaliyetleri ile bu kapsama girmeyen faaliyetlerde müştereken kullanılan tesisat, makine ve ulaştırma vasıtalarının amortismanlarının bunların her bir işte kullanıldıkları gün sayısına göre dağıtımının yapılması gerekmektedir. Hangi işlerde ne kadar süreyle kullanıldığı tespit edilemeyen sabit kıymetlere ilişkin amortismanların ise müşterek genel giderlerle birlikte dağıtıma tabi tutulmalıdır.

- Kazancın zamanında dağıtılmaması:

Kazancın öngörülen sürede dağıtılmaması durumunda, istisnadan yararlanılması mümkün değildir.

-Avans kâr payı dağıtımı:

01.01.2025 tarihinden itibaren elde edilen kazançlara ilişkin avans kâr payları, kâr dağıtımının hesaplanmasında dikkate alınır.

-Taşınmaz geliri bulunmayan fon ve ortaklıklar:

Faaliyet alanı gereği portföyüne veya aktifine taşınmaz dahil edemeyen ve inşaat projeleri yapamayan, dolayısıyla taşınmaz geliri bulunmayan fon ve ortaklıklar için kâr dağıtımı şartı aranmamaktadır.

-İstisna için dağıtılması gereken kazancın tespiti:

Dağıtılması gereken kazancın tespitinde, Türk Ticaret Kanunu uyarınca ayırması zorunlu olan kanuni yedek akçeler dikkate alınabilecek ve taşınmaz gelirlerine isabet eden kanuni yedek akçe tutarı düşüldükten sonraki kazancın %50'si dağıtıma konu edilecektir. Kârın sermayeye eklenmesi kâr dağıtımı sayılmadığından, kâr paylarının sermayeye eklenmesi suretiyle kâr dağıtım şartının sağlanması söz konusu değildir. Sermaye piyasası mevzuatına göre belirlenen net dağıtılabilir kâr esas alınarak kar dağıtımı yapılması mümkündür. Ancak net dağıtılabilir kârın, Vergi Usul Kanunu’na göre tutulan kayıtlar kapsamında tespit edilen kâr tutarını aşmaması gerekir. Sermaye piyasası mevzuatına göre belirlenen net dağıtılabilir kârın, Vergi Usul Kanunu’na göre tutulan kayıtlar kapsamında tespit edilen kârdan daha düşük olması halinde, sermaye piyasası mevzuatına göre belirlenen net dağıtılabilir kârın dikkate alınacağı tabiidir.

2. İstisna Uygulamalarında Kâr ve Zararların Değerlendirilmesi Hakkında Yapılan Düzenlemeler

Tebliğ ile 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin “5.17. Kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlara isabet eden giderlerin diğer kazançlardan indirilememesi” başlıklı bölümünden sonra gelmek üzere, “5.18. İstisna uygulamalarında kar ve zararların değerlendirilmesi” başlıklı bir bölüm eklenmiştir.

 Eklenen bölümde;

 -Kurumlar vergisi yönünden istisnalar, belirli bir faaliyete özgülenen istisnalar ve işlem bazında uygulanan istisnalar olarak gruplanmakta,

 -İstisnanın belirli bir faaliyete özgülenmesi durumunda, ilgili faaliyetin bir bütün halinde değerlendirilmesi ve kazancın bu bütünlük çerçevesinde tespit edilmesi gerektiği, işlem bazında uygulanan istisnalarda ise kazanç ve istisnanın her bir işlem bazında belirlenmesi gerektiği, belirtildikten sonra, her iki gruba dahil istisnalar sıralanmış, her iki grup istisnalarla ilgili birer

örnek verilmiştir.

Faaliyet esaslı istisnalar, bir hesap döneminde aynı istisna konusundaki tüm faaliyetlerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda oluşan kazançlara ilişkin olup, bu kapsama giren istisnaların bazıları aşağıdaki gibidir:

  • Yatırım fon ve ortaklıklarının kazanç istisnası (taşınmazlardan elde edilen kazançlar hariç) (5520 sayılı Kanun madde 5/1-d)
  • Yurt dışı şube kazançları istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-g)
  • Yurt dışı inşaat, onarım, montaj ve teknik hizmetler kazanç istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-h)
  • Eğitim ve öğretim kazanç istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-ı)
  • Risturn kazanç istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-i)
  • Yabancı fon kazançlarının vergilendirilmesinde yönetici şirketlere ilişkin kazanç istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/A)
  • Sınai mülkiyet hakları satış kazancı istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/B)
  • Türk uluslararası gemi siciline kayıtlı gemilerin işletilmesinden sağlanan kazanç istisnası (4490 sayılı Kanun madde 12)
  • Serbest bölgelerde elde edilen kazanç istisnası (3218 sayılı Kanun geçici madde 3)
  • Teknoloji geliştirme bölgelerinde elde edilen kazanç istisnası (4691 sayılı Kanun geçici madde 2)
  • Araştırma altyapılarının Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlarda istisna (6550 sayılı Kanun geçici madde 1/a)

Tebliğde yer verilen örnekte, teknoloji geliştirme bölgesinde yürütülen iki farklı projeden;

  • Birinden 2.500.000 TL kazanç,
  • Diğerinden ise 1.000.000 TL zarar

doğduğu durumda, istisna kapsamındaki faaliyetlerin bir bütün olarak değerlendirileceği ve net 1.500.000 TL kazancın istisna kapsamında dikkate alınacağı açıklanmaktadır.

İşlem esaslı istisnalar, hesap dönemi içerisindeki her bir işleme bağlı olarak ayrı ayrı doğan kazançlara ilişkin olup, bu kapsama giren istisnaların bazıları aşağıdaki gibidir:

  • İştirak kazançları istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-a)
  • Yurt dışı iştirak kazançları istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-b)
  • Yurt dışı iştirak hissesi satış kazancı istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-c)
  • Emisyon primi kazancı istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-ç)
  • Taşınmaz, iştirak hisseleri ve fon satış kazancı istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-e)
  • Bankalara, finansal kiralama ya da finansman şirketlerine veya TMSF'ye borçlu durumda olanların taşınmaz veya iştirak hisselerinin satış kazancı istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-f)
  • Sat-kirala-geri al işlemlerine yönelik kazanç istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-j)
  • Varlık kiralama işlemlerinden elde edilen kazanç istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-k)
  • Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanunu kapsamında düzenlenen ürün senetlerinin elden çıkarılmasından doğan kazanç istisnası (193 sayılı Kanun geçici madde 76)

Tebliğde yer verilen örnekte, aktifinde yer alan iki ayrı taşınmazı bankaya olan borcuna karşılık alacaklı bankaya satan bir şirketin;

 

  • Birinci satış işleminden 3.500.000 TL kazanç,
  • İkinci satış işleminden ise 1.500.000 TL zarar

elde ettiği belirtilmektedir.

 

Tebliğde, her bir satış işleminden doğan kazanç veya zararın ayrı ayrı dikkate alınacağı, birinci taşınmaz satışından doğan 3.500.000 TL kazancın kurumlar vergisinden istisna edileceği, ikinci taşınmaz satışından doğan 1.500.000 TL zararın ise beyannamede kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınacağı açıklanmaktadır.

 

Açıklamalardan da anlaşılacağı üzere Tebliğde, işlem esaslı istisnalarda her bir işlemin ayrı değerlendirileceği ve işlemler arasında netleştirme yapılmaksızın işlem bazlı sonucun esas alınacağına vurgu yapılmaktadır.

 

3. Asgari Kurumlar Vergisinden İndirilen Yatırıma Katkı Tutarının Tespiti Hakkında Yapılan Düzenlemeler

Bilindiği üzere; 02.08.2024 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan 7524 sayılı Kanun’la Kurumlar Vergisi Kanunu’na 32/B maddesinden sonra gelmek üzere eklenen “Yurt içi asgari kurumlar vergisi” başlıklı 32/C maddesiyle;

  • Kanun’un 32 ve 32/A maddeleri hükümleri dikkate alınarak hesaplanan kurumlar vergisinin, indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancının % 10’undan az olmaması,
  • Hesaplanan yurt içi asgari kurumlar vergisinden, diğer bazı vergiler yanında, 02.08.2024 tarihinden önce alınmış olan teşvik belgelerindeki yatırıma katkı tutarlarının kullanılması nedeniyle 32/A maddesi hükmüne istinaden ilgili hesap döneminde alınmayan verginin indirilmesi ve ödenmesi gereken yurt içi asgari kurumlar vergisinin bu şekilde belirlenmesi,

Öngörülmüştür.

Yayımlanan Tebliğde, 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Tebliğine eklenen “32.5.7. Asgari kurumlar vergisinden indirilen yatırıma katkı tutarının tespiti” başlıklı bölümde, yukarıda özetlenen düzenlemeye ilişkin açıklamalar yapılmıştır.

Tebliğde;

  • Hesaplanan asgari kurumlar vergisinden indirilen yatırıma katkı tutarının tespitinde, 02.08.2024 tarihinden önce mevcut yatırım teşvik belgelerinde kayıtlı olan yatırım tutarının dikkate alındığı,
  • Bu tarihten sonra yatırım teşvik belgesinde gerçekleştirilen revizeler sonucundaki artışların hesaplamaya dahil edilmemesi gerektiği,
  •  Buna göre, teşvik belgesini 02.08.2024 tarihinden önce alan ve bu tarihten sonra revize eden mükelleflerin, 32/A maddesine göre alınmayan vergilerini, 02.08.2024 öncesi yatırıma katkı tutarını dikkate almak veya oranlama yapmak suretiyle tespit etmelerinin mümkün olduğu,

 belirtilmiş, her iki tespit yöntemi bir örnekle açıklanmıştır.

4. Nakit Sermaye Artışında Faiz İndiriminin Dördüncü Geçici Vergi Döneminde Yapılabilmesine Yönelik Yapılan Düzenleme

Bilindiği üzere,19.12.2025 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan 7566 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikle, dördüncü geçici vergi dönemi beyanı yeniden ihdas edilmiştir.

Tebliğ ile nakdi sermaye artışı üzerinden hesaplanan faiz indiriminin uygulanmasına ilişkin bölümde değişiklik yapılarak, indirimden yalnızca yıllık hesap dönemi itibarıyla değil, aynı zamanda dördüncü geçici vergilendirme dönemi itibarıyla da yararlanılabileceği hususu açıklığa kavuşturulmuştur.

25 Seri Nolu Tebliğe;

https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/05/20260524-3.htm  linkinden ulaşılabilir.